Turkey: Düzeltme Beyannamesine İhtirazi Kayit Şerhi Konulmasi Mümkün!

Last Updated: 10 September 2019
Article by Ersin Nazali

ÖZET

İhtirazi kayıtla beyan, mükelleflere kendi beyanlarına dava açma ve bu şekilde ihtilaflı bir konuda başlangıçta vergi idaresinin uygulamasına uyma; ancak bu uygulamanın hukukiliğini yargısal yolla sorgulatma imkânı sunmaktadır. Vergi yargısı birçok kararında ihtirazi kaydın sadece süresinde verilen beyannameler üzerine düşülebileceği gerekçesiyle özel esaslara girmemek için verilen KDV düzeltme beyannamelerine istinaden yapılan tahakkukların terkini taleplerini usulden reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği karar sonrası ise, süresinden sonra verilecek düzeltme beyannamelerine de ihtirazi kayıt şerhi konulabilmesinin vergi yargısınca da kabul göreceği değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler: İhtirazi Kayıt, Düzeltme Beyannamesi, Pişmanlıkla Beyan, Bireysel Başvuru, Anayasa Mahkemesi, Özel Esaslar.

GİRİŞ

Süresinde verilen vergi beyannamelerindeki matrahın/verginin sonradan verilen düzeltme beyannamesi ile artırılması durumunda söz konusu düzeltme beyannamelerine ihtirazi kayıt şerhi konulup konulamayacağı hususu vergi yargısında epey tartışılmıştır.

Konu ile ilgili olarak yapılan bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi ("AYM")'nce verilen 3 Nisan 2019 tarih ve 30734 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/15100 sayılı karar bu konudaki içtihadı ortaya koyacak niteliktedir.

1. VERGİ İDARESİNİN UYGULAMASI

1.1. Özel Esaslar Uygulaması ve Mükelleflerin Düzeltme Beyanı Yapmaya Yönlendirilmesi

KDV Genel Uygulama Tebliği ("KDV GUT")'ne göre, haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan mükellefler, kendi durumlarından haberdar edilerek kendilerine 15 gün içinde olumsuzluğu giderebilecekleri bildirilmekte ve verilen süre içerisinde işlemin gerçekliğini ispat etmeleri veya belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri halinde özel esaslar kapsamına alınmamaktadırlar. Kendilerine tanınan 15 günlük süre içerisinde belirtildiği şekilde olumsuzluğu gidermeyen mükellefler ise tespitin yapıldığı tarih itibarıyla özel esaslar kapsamına alınmaktadırlar. Uygulamada ise, vergi daireleri KDV GUT'un anılan düzenlemesi gereği olarak hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğu konusunda vergi tekniği raporu düzenlenmiş mükelleflerden alım yapmış olan mükelleflere yazı göndererek ya alımlarının gerçek olduğunu ispat etmelerini ya da ilgili dönemlere düzeltme beyannamesi vererek belgelerdeki KDV'yi indirimden çıkarmalarını talep etmekte, aksi takdirde "hakkında sahte belge kullanma tespiti bulunan" kategorisinde özel esaslara alınacağı ihtarını yapmaktadırlar. Ancak işlemin gerçek olduğunun ispatının delil serbestisi çerçevesinde her türlü delil ile yapılması mümkündür. Bu kapsamda;

- İşlem bedelinin bankalar vasıtasıyla veya çek ile ödendiğine,

- Taşıma, yükleme, boşaltma, depolama, ambalajlama ve benzeri işlemlerin yapıldığına,

- İşlem kapsamında sigorta, vergi, resim, harç, pay, fon gibi ödemelerin yapıldığına,

yönelik belgelerin sunulması, işlemin gerçekliğinin ispatında kullanılabilecek bazı yöntemlerdir.

Mükellef tarafından söz konusu işlemin gerçekliğine yönelik sunulan karşı delillerin değerlendirilmesi, mükellefin ilgili dönemde bağlı olduğu vergi dairesi müdürü ve bir müdür yardımcısının da katılacağı üç kişilik bir komisyon tarafından yapılmaktadır. İşlemin gerçekliğini ispat için yukarıda sayılan belgeler veya başka ispat vasıtaları sunulmuş olsa bile uygulamada komisyonların bu izahatları çoğunlukla kabul etmedikleri gözlemlenmektedir. Sorgulama konusu belgenin kullanıcısının izahatı kabul edilmeyince özel esaslara alınmamak için mükellef açısından tek çıkar yol olarak, düzeltme beyannamesi vererek söz konusu belgede yazılı KDV'yi indirim hesaplarından çıkarmak kalmaktadır. Aksi durumda mükellef sahte belge kullanıcısı olarak özel esaslara alınabilecek ve kendisinin ve mal/hizmet sattığı müşterilerinin KDV iade süreci bu durumdan olumsuz şekilde etkilenecektir.

1.2. Düzeltme Beyannamesinin İhtirazi Kayıtla Verilmesi

Vergi Usul Kanunu ("VUK")'nun 378. maddesi hükmü gereği olarak mükellefler kural olarak beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamamaktadırlar. Ancak vergi hatalarının söz konusu olduğu durumlarda mükellefin kendi beyanına karşı dava açması mümkündür. Bu kuralın diğer bir istisnası da İYUK'un 27/4. maddesinde dolaylı olarak düzenlenmiş olan ihtirazi kayıtla beyan müessesesidir.

Anılan hükümlere istinaden vergi dairesi tarafından hakkındaki bulgulara istinaden bazı belgelerin KDV'sini indirimlerden çıkarması talep edilen mükellefler ihtirazi kayıt şerhi koyarak KDV beyanlarını düzeltmekte ve düzeltme beyanına istinaden tahakkuk eden vergi ve cezaları 30 gün içerisinde dava konusu yapmaktadırlar. Vergi idaresi de belge kullanıcısının özel esaslara alınmaması için belgede gösterilen KDV'nin indirimlerden çıkarılmasını yeterli görmekte, düzeltme beyanının normal şekilde mi yoksa ihtirazi kayıtla mı verildiği hususu üzerinde durmamaktadır.

2. DANIŞTAY'IN ÇELİŞEN KARARLARI

Vergi idaresi tarafında durum net olmakla birlikte, vergi yargısının konuya yaklaşımında yakın zamana kadar birbiriyle çelişen içtihatlar söz konusu olmuştur. Vergi mahkemelerinin bazı kararlarında ihtirazi kayıt şerhi konulabilmesi için beyannamenin süresinde verilen bir beyanname olması gerektiği hükme bağlanırken, bazı kararlarda düzeltme beyannamelerine de ihtirazi kayıt şerhi konularak dava açılabileceği hükmü oluşturulmuştur.

2.1. İhtirazi Kayıt Şerhini Kabul Etmeyen Kararlar

Düzeltme beyanında ihtirazi kayıt şerhini kabul etmeyerek olayın esasına girmeden davayı reddeden Danıştay kararlarından birkaçının özeti aşağıdaki gibidir:

  • Danıştay 13. Dairesi'nin 28.04.2009 tarih ve E.2006/853, K.2009/1428 sayılı kararında; yükümlülerin süresi içinde beyan ettikleri matrahlara ilişkin olarak verdikleri beyannamelere ihtirazi kayıt koyabilecekleri gibi beyanname verme süresi içinde olmak koşuluyla dilekçe ile beyanın ihtirazi kayıtla yapıldığını bildirebileceklerini belirttikten sonra, beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameler üzerine ise beyanname içeriği vergilere karşı dava açmasının hukuken mümkün olmadığına hükmetmiştir.
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ("DVDDK") 21.12.2011 tarih ve E.2010/735, K.2011/747 sayılı kararı ile beyannamenin pişmanlıkla verilmesi, süresi geçtikten sonra verilen bu beyannamenin kanuni süresinde verilmiş sayılmasına yol açmadığından ve sadece ceza kesilmesini önlediğinden, pişmanlıkla verilen beyannamelere ihtirazi kayıt konulmasının etkileyici bir sonuç doğurmadığı, bu yüzden kanuni süresi geçtikten sonra pişmanlıkla verilen beyannameye ihtirazi kayıt konulmasına, kanuni süresinde ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere bağlanan hukuksal sonucun tanınmasına olanak bulunmadığına hükmetmiştir.
  • DVDDK, 25.02.2015 tarih ve E.2014/1164, K.2015/20 sayılı kararında; beyan üzerine alınan vergilere ait matrahın ihtirazi kayıtla beyanının, beyannamenin vergi kanunlarında öngörülen zamanda verilmesi koşuluna bağlandığını, beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameye konulan ihtirazi kaydın beyanname üzerinden yapılan tahakkuka etkisi olmadığı gibi dava açma hakkı vermesinin de mümkün olmadığına hükmetmiştir.

2.2. Düzeltme Beyanında İhtirazi Kaydı Kabul Eden Kararlar

Danıştay'ın düzeltme beyanında ihtirazi kaydı kabul eden kararlarına bir örnek, Danıştay 9. Dairesi'nin 27.03.2014 tarih ve E.2011/6478, K.2014/1243 sayılı kararıdır.

Söz konusu kararda Daire, beyanname verilen dönem için mükelleflerin daha sonra ilk beyan bilgilerini değiştirebilmeleri ve verecekleri bu beyannamelere ihtirazi kayıt koyarak dava açabilmeleri hakkının saklı tutulduğu, mükelleflerin kendiliğinden yeni bir beyanname vermeleri söz konusu olabilmekle birlikte çoğunlukla idarenin baskısı altında ikinci bir beyanname verildiği durumlarla sık sık karşılaşıldığı, vergi beyanı vermek gibi özel hukuk kişilerinin irade beyanı üzerine vergi tarh ve tahakkuk işlemlerinin tesis edildiği durumlarda özel hukuk kişilerinin irade beyanlarının her türlü sakatlıktan (iradeyi bozucu etkenlerden) uzak olarak oluşması gerektiği, davacının aleyhine olan bu durumun kendi iradesiyle ortaya çıktığı iddia edilse de ticari hayatın olağan koşulları altında bir yükümlünün bu yönde bir eylemde bulunması olağan sayılamayacağından davacının verdiği ikinci beyannamenin özgür iradeyle oluştuğundan söz edilemeyeceği, mal ve hizmet aldığı firmaların olumsuz mükellefler listesinde yer alıyor olmasından dolayı mükellef hakkında inceleme yapılmadan (kullandığı faturaların gerçek olup olmadığı kendisi ve fatura düzenleyicileri hakkında her yönüyle incelenerek ortaya konulmadan) düzeltme beyannamesi vermek durumunda bırakılmış olan mükellefin kod listesinden çıkmak amacıyla verdiği düzeltme beyannamesi üzerine yapılan tahakkukta ve kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetmiştir. Aynı Daire'nin 13.12.2012 tarih ve E.2010/4896, K.2012/9474 sayılı kararında da benzer gerekçelerle kod listesine girmemek amacıyla ihtirazi kayıtla yapılan düzeltme beyanı üzerine yapılan tahakkuk iptal edilmiştir.

3. AYM'NİN BİREYSEL BAŞVURU ÜZERİNE VERDİĞİ KARAR

3.1. Bireysel Başvuru Öncesi Yargısal Süreç

AYM'ye bireysel başvuruya kadar giden süreç şöyle ilerlemiştir:

Taşımacılık işi ile iştigal eden başvurucu şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine vergi idaresince tahakkuk ettirilen vergilerin, gecikme faizlerinin ve vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle Tekirdağ Vergi Mahkemesi'nde dava açılmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamelerinin vergi idaresinin isteği üzerine verildiğini, mal ve hizmet alımı yapılan mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu iddialarının somut tespit ilkesine aykırı olduğunu, ödemelerin çeklerle yapıldığını, şirketleriyle ilgili vergi incelemesi yapılmadığını, ilgili beyannameyi vermeme durumunda olumsuz mükellefler listesine dâhil olmak durumunda kalacaklarını belirtmiştir.

Vergi mahkemesi beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen KDV düzeltme beyanlarına konulan ihtirazi kayıtların beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen vergiye bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Edirne Bölge İdaresi Mahkemesi, hakkında bir inceleme yapılmadan ve kullandığı faturaların gerçek olup olmadığı, mükellefin kendisi ve fatura düzenleyicileri hakkında her yönüyle incelenerek ortaya konulmadan, kod listesinden çıkmak amacıyla verilen düzeltme beyannameleri üzerine yapılan tahakkukta ve kesilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine ulaşarak vergi mahkemesi kararını bozmuştur. Ancak idarenin karar düzeltme başvurusu üzerine aynı mahkeme Danıştay içtihadına da atıf yaparak beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameye konulan ihtirazi kaydın beyanname üzerinden yapılan tahakkuka etkisi olmadığı gibi dava açma hakkı vermesinin mümkün olmadığı, davalı idarece başvurucu mükellefe yazı yazılarak izahat istenmesinin belirtilen durumu değiştirmediği gerekçesiyle bozma kararında ve vergi cezası ile tahakkukun kaldırılmasında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varmış ve bozma kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi hükmünü onamıştır.

Bunun üzerine başvurucu AYM'ye bireysel başvuru yolunu kullanarak, mal ve hizmet alımında bulundukları şirketin olumsuz mükellef listesinde (kod listesi) yer alması nedeniyle vergi idaresince yapılan uyarı üzerine düzeltme beyannameleri vermek zorunda bırakıldığını, ihtirazi kayıtla verilen bu beyannameler üzerinden yapılan vergi ve gecikme faizi tahakkuku ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı vergi mahkemesinde açtığı davaların söz konusu beyannamenin kanuni süresi geçtikten sonra verildiğinden bahisle haksız olarak reddedildiğini, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Başvurucu adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ileri sürmüş ancak AYM şikâyeti münhasıran mülkiyet hakkının ihlali kapsamında incelemiştir.

3.2. AYM'nin Kararı

AYM içtihadına göre, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir.

İhtirazi kayıtla beyan üzerine yapılan tahakkukun KDV ve Damga Vergisi Kanunlarına göre yapılıyor olması, yüksek mahkemece müdahalenin kanuna dayandığı şeklinde yorumlanmıştır. Diğer taraftan vergi idaresi tarafından başvurucu mükelleflerden düzeltme beyannamesi düzenlenmesinin istenmesinin de vergi kaybını önlemeye yönelik olduğu, dolayısıyla vergi alacağının tahakkuku ve tahsili ile vergi cezası kesilmesi bakımından kamu yararına yönelik bir amacın var olduğu da yüksek mahkeme tarafından değerlendirilmiştir.

AYM, kanuni temele sahip ve kamu yararına yönelik olduğunu değerlendirdiği mülkiyet hakkına yapılan söz konusu müdahaleyi "ölçüsüz" bulmuştur. Yüksek mahkeme, derece mahkemelerinin VUK'un 378/2. maddesindeki hukuk kuralını düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt konulmasının dava açma hakkı vermeyeceği şeklinde yorumlamasının, başvurucunun müdahalenin hukuka aykırı olduğuna yönelik olarak iddia ve itirazlarını etkin bir biçimde sunamaması sonucuna yol açması (dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden vergilendirme işlemlerinin yargı yoluyla denetlenebilmesi imkânına sahip olamaması), mülkiyet hakkının öngördüğü usul güvencelerinin sağlanamamasından dolayı müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemesi, mülkiyet hakkının korunması ile müdahalenin kamu yararı amacı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulması hususlarını göz önünde bulundurarak mülkiyet haklarına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğuna hükmetmiştir.

3.3. Kararın Gerekçeleri

AYM mülkiyet hakkına müdahalenin ölçüsüzlüğüne hükmederken aşağıdaki gerekçeleri dayanak almıştır:

  • 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer verilen düzenleme ile ihtirazi kayıt konularak verilen beyanname üzerine mükelleflerin dava açabileceği kabul edilerek bu şekilde beyana dayanan tarhiyat işleminin dava konusu edilemeyeceği yönündeki kurala bir istisna getirilmiştir.
  • Vergilendirme konusunda hukuki bir ihtilafın bulunduğu konularda mükelleflere -kural olarak- verdikleri beyannamelere ihtirazi kayıt koymak suretiyle dava açma hakkı tanınmıştır. Aksi takdirde mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin keyfî veya hukuka aykırı olduğunun ileri sürülebileceği etkin bir itiraz imkânı tanınmamış olacağından mülkiyet hakkı sahibine aşırı bir külfet yüklenmiş olunur.
  • İdari bir yorumla beyanına dâhil edilmesi gereken bir matrahın bulunduğunun ya da indirimlerinden çıkarılması gereken bir faturanın olduğunun ileri sürülmesi veya fark edilmesi üzerine vergi mükellefinin idari yorumun aksi yönünde oluşan bir iddiası varsa bu durumun hukuken tartışılır kılınmasını isteyebilmesi ve bu isteğin hukuken korunması gerekir.
  • Vergi idaresi tarafından hakkında kod listesine alınma gibi bazı olumsuz sonuçlara yol açacak yaptırımlar uygulanmakla ihtar edilen başvurucunun somut olayda alımlarına konu faturaların sahte olmadığı ve bu nedenle de söz konusu indirim unsurlarının gerçek olduğu düşüncesiyle bu durumu vergi mahkemeleri önünde tartışma konusu yapabilmeleri için düzeltme beyanına ihtirazi kayıt koyma hukuki imkânı dışında bir seçenekleri bulunmamaktadır.
  • Vergi mükellefinin düzeltme beyanı vermeden vergi idaresi tarafından incelemeye sevk edilme ve vergi inceleme raporu ya da takdir komisyonu kararına dayalı olarak vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapılmasını bekleme seçeneğine de sahip olduğu akla gelse de vergi dairesince ihtar edilen kod listesine alınmanın ticari satışların bitmesi ve vergi iadelerinin alınamaması/geç alınması gibi riskli sonuçları olacağından bu seçeneğin kullanılması basiretli bir tacirin izleyebileceği bir yol değildir.
  • İdarenin yazısı üzerine düzeltme beyannamesi verilmesine rağmen vergilendirme işlemine karşı dava açılamaması hukuki denetim dışında kalan bir alan oluşmasına yol açmaktadır.
  • Başvuru konusu olayda mal ve hizmet alımında bulunduğu firmanın sahte fatura düzenlediği yönünde tespitler bulunmasından dolayı kendilerinin de kod listesine alınma baskısı altında serbest iradelerini yansıtmayan düzeltme beyannameleri vermek durumunda bırakılan başvurucunun bu işleme karşı açtığı davalar vergi mahkemelerince esasları yönünden incelenmemiştir. Bu durumda sahte olduğu ileri sürülen faturalarda yazılı mal ve hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığı, yapılan işin niteliği ve büyüklüğüyle orantılı olup olmadığı araştırılmamış, gerçek durum somut olarak ortaya konulmamıştır.
  • Süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt koyarak dava açmak isteyen başvurucunun durumu, süresinden sonra pişmanlıkla verdiği beyanname üzerine dava açmak isteyen mükelleflerden farklılık arz etmektedir. Pişmanlıkla beyanda bulunan mükellef hatalı davranışını kabul etmiştir ve vergi ziyaına yol açan fiilden pişmandır. Bu durumda dava açılması bu pişmanlık hâliyle bağdaşmamaktadır. Ancak pişmanlık hükümlerinden faydalanma yönünde bir irade göstermeden düzeltme beyanına ihtirazi kayıt koyan mükellefin dava açabilme isteğinin de hukuken korunması gerekir.

SONUÇ

Anayasa'nın 153/son fıkrasında Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete'de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı belirtilmiş olmakla birlikte bireysel başvuru kararlarının benzer nitelikteki olaylar açısından bağlayıcılığı tartışmalıdır. Ancak, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 81/5. maddesine göre, pilot karar niteliğinde ya da içtihadın ortaya konulması açısından ilkesel önemi haiz kararlar Resmî Gazete'de yayımlanmaktadır. Nitekim makalemizin konusu olan AYM Genel Kurul Kararı da, 3 Nisan 2019 tarih ve 30734 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu durumda vergi mahkemeleri ve Danıştay'ın, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk edecek vergiler ile ilgili ihtilaflarda içtihadın ortaya konulması açısından ilkesel öneme sahip olan bu karara uyacaklarını değerlendirmekteyiz. Dolayısıyla bundan böyle ihtirazi kayıt şerhi konularak verilen düzeltme beyannameleri üzerine yapılan tahakkukun iptaline ilişkin açılan davaların vergi yargısı tarafından reddedilemeyeceğini, esastan inceleneceğini söyleyebiliriz. Ancak pişmanlık beyannamesine ihtirazi kayıt şerhi konulması AYM tarafından da kabul görmediğinden, ihtirazi kayıt ile pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelere karşı açılan davalar vergi yargısı tarafından esasa girilmeden reddedilmeye devam edilecektir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

To print this article, all you need is to be registered on Mondaq.com.

Click to Login as an existing user or Register so you can print this article.

Authors
 
Some comments from our readers…
“The articles are extremely timely and highly applicable”
“I often find critical information not available elsewhere”
“As in-house counsel, Mondaq’s service is of great value”

Related Topics
 
Related Articles
 
Up-coming Events Search
Tools
Print
Font Size:
Translation
Channels
Mondaq on Twitter
 
Mondaq Free Registration
Gain access to Mondaq global archive of over 375,000 articles covering 200 countries with a personalised News Alert and automatic login on this device.
Mondaq News Alert (some suggested topics and region)
Select Topics
Registration (please scroll down to set your data preferences)

Mondaq Ltd requires you to register and provide information that personally identifies you, including your content preferences, for three primary purposes (full details of Mondaq’s use of your personal data can be found in our Privacy and Cookies Notice):

  • To allow you to personalize the Mondaq websites you are visiting to show content ("Content") relevant to your interests.
  • To enable features such as password reminder, news alerts, email a colleague, and linking from Mondaq (and its affiliate sites) to your website.
  • To produce demographic feedback for our content providers ("Contributors") who contribute Content for free for your use.

Mondaq hopes that our registered users will support us in maintaining our free to view business model by consenting to our use of your personal data as described below.

Mondaq has a "free to view" business model. Our services are paid for by Contributors in exchange for Mondaq providing them with access to information about who accesses their content. Once personal data is transferred to our Contributors they become a data controller of this personal data. They use it to measure the response that their articles are receiving, as a form of market research. They may also use it to provide Mondaq users with information about their products and services.

Details of each Contributor to which your personal data will be transferred is clearly stated within the Content that you access. For full details of how this Contributor will use your personal data, you should review the Contributor’s own Privacy Notice.

Please indicate your preference below:

Yes, I am happy to support Mondaq in maintaining its free to view business model by agreeing to allow Mondaq to share my personal data with Contributors whose Content I access
No, I do not want Mondaq to share my personal data with Contributors

Also please let us know whether you are happy to receive communications promoting products and services offered by Mondaq:

Yes, I am happy to received promotional communications from Mondaq
No, please do not send me promotional communications from Mondaq
Terms & Conditions

Mondaq.com (the Website) is owned and managed by Mondaq Ltd (Mondaq). Mondaq grants you a non-exclusive, revocable licence to access the Website and associated services, such as the Mondaq News Alerts (Services), subject to and in consideration of your compliance with the following terms and conditions of use (Terms). Your use of the Website and/or Services constitutes your agreement to the Terms. Mondaq may terminate your use of the Website and Services if you are in breach of these Terms or if Mondaq decides to terminate the licence granted hereunder for any reason whatsoever.

Use of www.mondaq.com

To Use Mondaq.com you must be: eighteen (18) years old or over; legally capable of entering into binding contracts; and not in any way prohibited by the applicable law to enter into these Terms in the jurisdiction which you are currently located.

You may use the Website as an unregistered user, however, you are required to register as a user if you wish to read the full text of the Content or to receive the Services.

You may not modify, publish, transmit, transfer or sell, reproduce, create derivative works from, distribute, perform, link, display, or in any way exploit any of the Content, in whole or in part, except as expressly permitted in these Terms or with the prior written consent of Mondaq. You may not use electronic or other means to extract details or information from the Content. Nor shall you extract information about users or Contributors in order to offer them any services or products.

In your use of the Website and/or Services you shall: comply with all applicable laws, regulations, directives and legislations which apply to your Use of the Website and/or Services in whatever country you are physically located including without limitation any and all consumer law, export control laws and regulations; provide to us true, correct and accurate information and promptly inform us in the event that any information that you have provided to us changes or becomes inaccurate; notify Mondaq immediately of any circumstances where you have reason to believe that any Intellectual Property Rights or any other rights of any third party may have been infringed; co-operate with reasonable security or other checks or requests for information made by Mondaq from time to time; and at all times be fully liable for the breach of any of these Terms by a third party using your login details to access the Website and/or Services

however, you shall not: do anything likely to impair, interfere with or damage or cause harm or distress to any persons, or the network; do anything that will infringe any Intellectual Property Rights or other rights of Mondaq or any third party; or use the Website, Services and/or Content otherwise than in accordance with these Terms; use any trade marks or service marks of Mondaq or the Contributors, or do anything which may be seen to take unfair advantage of the reputation and goodwill of Mondaq or the Contributors, or the Website, Services and/or Content.

Mondaq reserves the right, in its sole discretion, to take any action that it deems necessary and appropriate in the event it considers that there is a breach or threatened breach of the Terms.

Mondaq’s Rights and Obligations

Unless otherwise expressly set out to the contrary, nothing in these Terms shall serve to transfer from Mondaq to you, any Intellectual Property Rights owned by and/or licensed to Mondaq and all rights, title and interest in and to such Intellectual Property Rights will remain exclusively with Mondaq and/or its licensors.

Mondaq shall use its reasonable endeavours to make the Website and Services available to you at all times, but we cannot guarantee an uninterrupted and fault free service.

Mondaq reserves the right to make changes to the services and/or the Website or part thereof, from time to time, and we may add, remove, modify and/or vary any elements of features and functionalities of the Website or the services.

Mondaq also reserves the right from time to time to monitor your Use of the Website and/or services.

Disclaimer

The Content is general information only. It is not intended to constitute legal advice or seek to be the complete and comprehensive statement of the law, nor is it intended to address your specific requirements or provide advice on which reliance should be placed. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers make no representations about the suitability of the information contained in the Content for any purpose. All Content provided "as is" without warranty of any kind. Mondaq and/or its Contributors and other suppliers hereby exclude and disclaim all representations, warranties or guarantees with regard to the Content, including all implied warranties and conditions of merchantability, fitness for a particular purpose, title and non-infringement. To the maximum extent permitted by law, Mondaq expressly excludes all representations, warranties, obligations, and liabilities arising out of or in connection with all Content. In no event shall Mondaq and/or its respective suppliers be liable for any special, indirect or consequential damages or any damages whatsoever resulting from loss of use, data or profits, whether in an action of contract, negligence or other tortious action, arising out of or in connection with the use of the Content or performance of Mondaq’s Services.

General

Mondaq may alter or amend these Terms by amending them on the Website. By continuing to Use the Services and/or the Website after such amendment, you will be deemed to have accepted any amendment to these Terms.

These Terms shall be governed by and construed in accordance with the laws of England and Wales and you irrevocably submit to the exclusive jurisdiction of the courts of England and Wales to settle any dispute which may arise out of or in connection with these Terms. If you live outside the United Kingdom, English law shall apply only to the extent that English law shall not deprive you of any legal protection accorded in accordance with the law of the place where you are habitually resident ("Local Law"). In the event English law deprives you of any legal protection which is accorded to you under Local Law, then these terms shall be governed by Local Law and any dispute or claim arising out of or in connection with these Terms shall be subject to the non-exclusive jurisdiction of the courts where you are habitually resident.

You may print and keep a copy of these Terms, which form the entire agreement between you and Mondaq and supersede any other communications or advertising in respect of the Service and/or the Website.

No delay in exercising or non-exercise by you and/or Mondaq of any of its rights under or in connection with these Terms shall operate as a waiver or release of each of your or Mondaq’s right. Rather, any such waiver or release must be specifically granted in writing signed by the party granting it.

If any part of these Terms is held unenforceable, that part shall be enforced to the maximum extent permissible so as to give effect to the intent of the parties, and the Terms shall continue in full force and effect.

Mondaq shall not incur any liability to you on account of any loss or damage resulting from any delay or failure to perform all or any part of these Terms if such delay or failure is caused, in whole or in part, by events, occurrences, or causes beyond the control of Mondaq. Such events, occurrences or causes will include, without limitation, acts of God, strikes, lockouts, server and network failure, riots, acts of war, earthquakes, fire and explosions.

By clicking Register you state you have read and agree to our Terms and Conditions